Loading

ANACIĞIM;

Yıllar önce kendimi yalnız, kırık, öksüz, el gibi çırılçıplak hissettiğim bir gece de, elleri öpülesi anneme Ömer Ahmet mahlası ile yazdığım yazımı, aynı hisleri taşıyan insanlar olarak her zamanki gibi ‘‘HATIRAM OLSUN’’ diyerek sizlerle paylaşmak istiyorum.
En Derin Sevgilerimle..

ANACIĞIM;

Doğurdun beni haceverada
körkaranlık bir gecede
onaltı yaşında ise İstanbul’a saldın beni
ama inan göbeğimi kopardığında,
bu kadar canım yanmamıştı.
bu yüzden belki, yüzüm gözüm kırık dolaşırım hala.
avuçlar dolusu ağladım yalnızlığımda pek belli etmeden.
ama en çok babam buzağımı kestiğinde ağlamıştım.
şimdi bunlar nerden çıktı deme bana, hep konuşmak istemişimdir yıllar yılı
ama olmadı; belki de kalabalık sülale olmanın bedeli.
bir sofrada kahvaltıya doyamadım anacığım, bırak da konuşayım.
belki de ölesim gelmiş kimbilir bırakta ağlayayım.
burada insanlar araba ve elbise markalarını ezberler
ben ayrılıkları,
kimileri yazlığa gitmeyi özler
bense gübre kokulu anama kavuşmayı.
kendimi kızıl ağaçlar arasında kaybediyorum zaman zaman
başıma sardığın toprağın kokusunu vuruyor anam
anacığım....
Anacığım bilirsin Üniversiteyi Almanya’daki eniştemin
Parasıyla bitirdim.
Düzensiz harcamalarımı da bilirsin aç kaldım zaman zaman
Ama onursuz hiçbir zaman
Hiçbir zaman da gücenmedim
Yedi bölgeli Ülkeme
çok küfür ettim onursuzlara, vazgeçmem de etmekten.
düşüncelerimden dolayı çok uğraştılar benimle,
kökü toprakta karayemiş fidanı gibi direndim. Dimdik onurlu
iki kez silahlı saldırıya uğradım.
ağustos ayında ise ekinler sararırken doğduğum şehirde öldürüldüm.
beş yaşında aşık oldum, lisede ise öğretmenime,
ablamın ve senin müdahalene kadar.
velhasıl çok sevdim kadınları anacım, aldattıklarımda oldu aldatıldım da.
ama asla konuşmadım arkalarından. Hele sana lacivert gözlü torun veremedim ya
ben yine hayırsız oğlunum senin.
kimsenin önünde eğilmedi bu asi başım.
bize ilkokulda öğretti öğretmenlerimiz Celal Bahçekapılı, Nuri Gazioğlu ve Orhan Yavuz.
ileriyi görmek için başımızı hep dik tutmayı onlardan öğrendik.
bu yüzden anacığım, işte bu yüzden güneşin bile üstüne yürüdüm gölgemi geçmek için.
iyi de oldu anacığım.Uzakta kırılan söğüt dalını gördüm,acısını da.
mısır püskülünün rüzgarda salınmasını seyrettim, bahtiyarlığını da.
karşı yamaçtaki evde, doğum sancısından ve de fakirlikten tahtayı ısıran kadının acısını duydum
yüreğim derinlemesine orta yerinden yarılarak.
şimdi gelelim sana.
beni iyi dinle koca çınarım.
Kemal Dursun, Rüştü Araz iyi doktordur, ilaçlarını bir defa olsun saatinde al be anacığım.
öyle kolay pes etmek yok yaşamda ayak direyeceğiz
ve kahretsin ki bu da bizim elimizde olan bir şey anacım.
duyduğuma göre abimin resmini ahırda inekle buzağının arasına asmışsın
benim koca karıcım. millet senin kara bıyıklı oğluna sevdanı bilemez,
gülecekler sana.
mektupdaki üzünçlerimden babama bahsetme. Beni kırsa da yıkamaz bu kirli şehir.
hem kolay okuyasın diye büyük harflerle yazdım
kolayına gelip de ablama okutma,
cumhuriyet kadını...
evet anam yine kirpiklerim tuzlandı mı ne?
galiba şimdilik bu kadar.
seni ilkbaharda patlayan tohumun hışırtısı kadar masum öpüyorum
ve kardelen çiçeğinin özlemiyle kucaklıyorum.
biliyorum bu son sözlerimden birşey anlamadın
beni sövdürme başlıyorsun
o zaman
al sana,
anderun mastisi,
seni çoook seveyirum
hayırsız oğlun Ömer Ahmet


VOLKAN KONAK


20 Nisan 2010 Salı 

Menajerlik Bilgileri
AkınBahçekapılı


Mail

akinbahcekapili@gmail.com

Powered by GRKN Studios