Loading

Bahar kokulu aşklarım..

Bir çoğunuzun merak ettiği ve sorduğu sorulara cevapla başlamak istiyorum. Yazdığınız bütün yorumları tek tek okuyorum. Çünkü yazılarınız, ana, yazılarınız baba, yazılarınız masum, memleket kokusu, cesur-hür, etinizden kemiğinizden ve de yazılarınız bahar kokusunu andıran bir rüzgar gibi. Yazılarınız ve kelimeleriniz ve varlığınız, bu yoğun ve yorucu yaşantımda bir kuvvettir içimde. Sizinde bunu hiçbir zaman unutmamanızı rica ediyorum.

VARLIĞINIZ BİR KUVVETTİR İÇİMDE.

Memleketime bahar geldi aşklarım. Her tarafımda yeşil yeşil çiçek açmış dallara bakıyorum. Siz bahar dalı gibisiniz. Sizleri görüyorum. Ağır bir sorumluluk, ağır bir vebal yüklediniz bana. İşim başımdan aşmış, bazen dayanamıyorum, görünmez kuşlar ötüyor başımda. Bir tarafımda her şeyi bırakıp kaçmak, bir tarafımda kalıp gökyüzüne bakar gibi gözlerinize bakmam gerekir diye düşünüyorum. Açıkçası zaman zaman kafam çok karışıyor. Kısaca çiçeğe dokunuyorum siz, yemiş dolu bahar dallarını görüyorum siz, gökyüzüne bakıyorum siz, ateşe, suya bakıyorum siz. Yani sürekli yanımda, dumanlı bir dağ gibi başımda ve de söğüt dalından geçen bir rüzgar gibi esip duruyorsunuz hafızamda.

Sürekli insanların içindeyim. Düşünceyi, hareketi seviyorum. Sizler, yani büyük bir sevgi yumağı oluşturan sizler, davamın ve hareketimin içindesiniz. Dolayısıyla sizi seviyorum.

Güzellikler, bütün konserlerimizde yaşadığımız karşılıksız aşk ve sevgi selinden sonra konser sonraları en az 1 buçuk saat sizlere zaman ayırmak ve salondan en son ayrılmak benim geleneğimdir. Bunu bir tek Bostancı Gösteri Merkezi’nde yapamadım. Malüm 27 Şubat 2010 doğum günüm olduğu için konser sonrası arkadaşlarımın düzenlediği doğum günü partisine yetişmek zorundaydım. İnanın az önce bahsettiğim geleneğe uyamadığım için, içimde hala size karşı bir eziklik var. Dolayısıyla Bostancı Gösteri Merkezi’nde bu beklentide olup görüşemediğim aşklarımdan özür dileyerek biraz olsun içimi rahatlatmak istiyorum. Ne yapayım, konu sizler olunca, tarifsiz bir şekilde hassas, alıngan ve de üst düzeyde vefalı olmaya çalışıyorum. Dolayısıyla her zaman söylediğim gibi sizi hiçbir zaman yalan duygularla beslemeyeceğim. Şairin deyimiyle;

Sevgilim, yalan söylersem sana,
Kopsun ve mahrum kalsın dilim,
Seni seviyorum deme bahtiyarlığından.

Sevgilim, yalan yazarsam sana,
Kurusun ve mahrum kalsın elim,
Okşayabilmek saadetinden seni.

Sevgilim, yalan söylerse sana gözlerim,
İki gözüm göz yaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha..

Gördüğünüz gibi benim işim gücüm başımdan aşmış. Yüzüm, gözüm, sağım, solum, muzaffer bir ordu gibi kalabalık olan insanlarımla dolu. İşte şimdi çalışma zamanı. Bana müsaade. Malüm yarın canlı yayın var. Çok okumam lazım, çok çalışmam lazım. Şimdilik bu kadar Anadolu’mun toprağı gibi vefalı insanlarım. Şimdi bizi anlatan söylemimizle sizi baş başa bırakıyorum.
HALA ANLAMADINIZ MI GÜLÜM, BEN SİZİ SEVMEKLE MEŞGULÜM.

VOLKAN KONAK

04 Mart 2010 Perşembe

Menajerlik Bilgileri
AkınBahçekapılı


Mail

akinbahcekapili@gmail.com

Powered by GRKN Studios