Loading

Bitanelerim;

Dizelerime, en derin sevgilerimi sunarak ve hepinizi sevgiyle kucaklayarak başlıyorum.

Öncelikle yoğun konser ve turne programlarım dolayısıyla, Şimal Bar veya başka bir mekanda belli bir süre program yapamayacağım. Fakat ilerleyen yıllarda İstanbul’da, sizler gibi saygı değer ve seçkin insanlarımızın girebileceği Jazz Club şeklinde bir mekan açmayı düşünüyorum. Tamamen hobi ve içimizden gelen müzikleri özgürce sergileyebileceğimiz bir mekan olacaktır. Zira mekancılığı ve dinleyicilerimle birlikte olmayı seviyorum. ?u an için internet sayfamızda konser programlarımızı yayınlıyoruz ve sizlerle, uygun şehir ve mekanlarda buluşmak üzere diyorum.

Ülkemizde, bu sancılı ve zor günlerde, büyük bir kaos, negatif enerji ve gerginlik bulunmaktadır. Ben her zaman dinleyicilerime, memleket sevdam ile birlikte umut ve neşe hatta kuvvet olmaya devam ediyorum, devam da edeceğim. Bu süreçte bizim Türkiye’de en kalabalık kitleye sahip olmamız, bazı kişileri rahatsız edebilir. Ve onlarda berrak akan suyu bulandırmak isteyebilir. Ne siz, ne de ben zeki, cesur ve akıllı insanlar olarak bu ön yargılı ve fesat insanların düşüncelerine itibar etmeyeceğimizi biliyorum. Fakat gerek basındaki arkadaşlarımız, gerekse dinleyicilerimiz bir hadise karşısında düşüncelerimi öğrenmek isterse, bundan sonra internette yazacağım metinlerden bunları öğrenebilecektir. Daha doğrusu böyle bir ihtiyaç da vardır. Örneğin, benim ülkemin insanlarının bilim, sanat, kültür, felsefe vb. gibi alanlarda konuşması imkansız hale gelmiştir. Sadece ama sadece ırklar ve inançlar üzerine konuşan bir ülke haline geldik. Ne kadar yazık! Oysa ki inançların ve etnik kimliklerin hepsi çok saygıdeğerdir. Ama insanların içsel ve özel alanlarıdır. Bu alanlarda bu kadar konuşmak ve ön yargılı olmak veya karşı durmak sığ sularda yüzmek gibi bir şeydir. Bir insanın inancını merak eden kişi inanın o insanın iç çamaşırının rengini bile merak eden sığ ve ön yargılı bir insandır. Çünkü bu çok özel, çok hassas ve çok saygıdeğer bir konudur. Kişiye özeldir. Kime ne! Bu anlamda hiç ayrım yapmadan sadece ve sadece siyasetçilere kızgın değil ama kırgın olduğumu belirtir, çok inandığım Türkiye’min insanlarının toprak kadar vefalı ellerinden öpüyorum. Benim ülkemin insanı her zaman söylediğim gibi yedi bölge yedi iklim türküleri kadar asildir ve de saygıdeğerdir.

Son söz olarak; ben siyasetten çok daha saygın olan mesleğimi, hiçbir partiye angaje olmadan, hepsine eşit mesafede duran bir kişi olarak hiç kimsenin yakasındaki rozete ve bölgesine,nüfus kağıdına, inancına bakmadan icra etmeye devam edeceğim. Sizi yalansız, doğru duygularla beslerken sadece gözlerinize bakacağım. Biliyorum bu dost gözler hiçbir zaman güneşsiz kalmadılar. Kalmayacaklar da.

 

En derin saygılarımla..

 

Volkan KONAK

 

27 Ekim 2009 Salı 

Menajerlik Bilgileri
AkınBahçekapılı


Mail

akinbahcekapili@gmail.com

Powered by GRKN Studios